Önemli
 

Friedrich Hebbel

Paylaş
 

18 Mart 1813’te Ditmarschen içerisinde bulunan Wesselburen’de doğan Friedrich Hebbel, Alman şair ve oyun yazarıdır. Başarılı ve döneminin tanınmış Alman oyun yazarları arasında yer alan Hebbel, dışavurumcu (ekspresyonist) tiyatronun öncüsü olarak çağdaş Alman tiyatrosuna da damgasını vurmuştur. Bir duvarcının oğlu olarak doğmuş olan Hebbel, Gelehrtenschule des Johanneums’da öğrenim görmüştür. Mütevazi kökenleri bulunan ve soylu bir ailenden gelmeyen yazar Hamburg, Heidelberg ve Münih üniversitelerinde edebiyat ve hukuk öğrenimi almıştır. O dönem popüler bir gazeteci ve kreş masalları yazarı olan Amalie Shoppe’ye göndermiş olduğu yazıların beğenilmesi ile şiire bir yeteneği olduğunu gösteren yazar, Shoppe’nin himayesi altında Hamburg Üniversitesine gidebilmiştir.

Hamburg Üniversitesine başladıktan 1 yıl sonra da hukuk eğitimi almak üzere Heidelberg’e gitmiş olan Hebbel, bu bölümden vazgeçerek kendisini felsefe, tarih ve edebiyat alanlarına adamış olduğu için Münih Üniversitesinde öğrenimine devam etmiştir. 1839 yılında Münih’ten ayrılan Hebbel, tüm yolu yürüyerek geçerek Hamburg’a gitmiştir. Bu yolculuğu sırasında Münih’teki karanlık günleri esnasında kendisine fedakarlık ve dostluk yaparak yardımcı olan Elise Lensing eşlik etmiştir. Aynı yıl yazmış olduğu Judith adlı kendisinin ilk trajedi eserinin Hamburg ve Berlin’de oynanmasının ardından Almanya genelinde adını duyurmuştur.

1840 yılında Judith ile oyun yazarlığına başlamış olan yazarın Genoveva adlı trajedi eserini 1840’ta kaleme aldığı görülür. Ertesi yıl da daha önce Münih’te yazmaya başlamış olduğu Der Diamant adlı komedi eserini bitirdiği bilinmektedir. Daha sonra Friedrich Hebbel, bir süre Paris’te ve iki yıl da (1844 ve 1846 yılları arasında) İtalya’da Kral VIII Christian’ın davetiyle keyifli vakit geçirmek için küçük bir öğrenci gezintisine katılmıştır. Yazar Paris’te bu gezinti sırasında kalmış olduğu dönemde Maria Magdalena adındaki eserini yazmıştır. Bu eserde bahsi geçen Maria Magdalena, Hıristiyan dünyasında kilisenin fahişe olarak tanımlamış olduğu bir havari olarak bilinmektedir. Hatta bazı rivayetlere göre İsa’nın eşi ve çocuklarının annesi olduğuna da inanılır.

Hebbel, İtalya’dan döndükten sonra Viyana’da tanıştığı iki Polonyalı soylu kardeşle tanışmıştır. Bu kardeşler onu Avusturya’nın başkentine entellektüel sosyeteyle tanışması için büyük bir coşkuyla çağırır. Burada çok eğlenceli ve keyifli zamanlar geçirmiş olsa da ailesinin soylu olmaması ve soyluların sahip olduğu gibi bir eğitim imkanının olmaması onun her zaman kendini geride hissetmesine neden olmuştur. Nitekim geçmişi sebebi ile kendisine güvenmeyen Hebbel bu geçmiş korkusuyla 1846 yılında güzel ve zengin oyuncu Christine Enghaus ile evlenerek ona uzun süre yol arkadaşlığı yapmış olan ve sanatını şekillendirmesi için destek veren Elise Lensing’den vazgeçmiştir. Ölümüne kadar da Christine’e bağlı kalmıştır.

Her ne kadar Elise’i yüz üstü bırakmış olsa da Elise, Friedrich Hebbel‘in sanat yaşamında çok yararlı bir ilham kaynağı olmuştur. 1851’de Elise’in ölümünden kısa bir süre sonra Hebbel, kısa bir destan olan Mutter und King adlı eserini yazmıştır. Bu eserde yazar, ebeveyn ve çocuk ilişkisinin hangi sınıf olduğu fark etmeksizin mutluluk kalitesini artırdığını göstermeyi hedeflemiştir. Alman drama yazarları arasında büyük bir saygı gören Hebbel, Saxe Weimar Grand Dükü tarafından Weimar’da kalması için davet almıştır. Pek çok oyununun ilk gösterimini burada gerçekleştirmiş olan yazar, Viyana’ya yerleşip hayatının geri kalanını bu kentte geçirmiştir.

Eserlerine bakacak olduğumuz zaman Friedrich Hebbel‘in Maria Magdalena oyununun önsözünde tiyatronun bireyle düşünce arasında bulunan savaşı yansıtmış olduğunu ileri sürmektedir. Genel olarak oyun yazılarında temel unsur olarak toplumu ele alan yazarın toplumsal süreci direk olarak etkilemekte olan bireyi topluma karşı koruduğu görülmektedir. Bu durum, hayattan daha yoğun olarak tanımlamış olduğu varoluş düşüncesine ulaşmasına olanak sağlamıştır. Ulaştığı bu düşünce ile yazar, bireyin kaderini oluşturmakta olan tarihsel gelişimin içeriğinde neler olduğunu yansıtmayı da kendine hedef edinmiştir.

1850 yılında yazdığı Herodes ile Mariamne (Herodes und Mariamne), 1850’de yazdığı Agnes Bemauer ve 1856 yılında kaleme aldığı Gyges ve Yüzüğü (Gyges und sein Ring) adlı oyunlarına bakacak olduğumuz zaman bu oyunlarda yer yer tarihsel öğeler kullanılması göze çarpmaktadır. Yazarın 1855-1860 yılları arasında yazmış olduğu Nibelungen adlı eserinde Hıristiyanlığın paganlığa karşı kazandığı zaferi övgü dolu bir şekilde anlatmıştır. Yazarın hayatı boyunca kaleme almış olduğu en başarılı yapıtları arasında bir de üç ayrı oyundan oluşan üçlemesi bulunmakatdır. Bunlar Siegfried (Der gehömte Siegfried), Siegfried’in Ölümü (Siegfrieds T od) ve Kriemhield’in Öcü (Kriemhilds Rache) adlı oyunlarıdır. Bu üçlemenin yazarın Nibelungen Die adlı eseri olduğunu görüyoruz.

Genel olarak Friedrich Hebbel’in şiirlerine bakacak olduğumuz zaman şiirlerinde acı ve bunalımın hakim duygular olduğunu görebiliyoruz. Yazarın şiirlerinde yok etmek, baskı yapmak, eritmek, yıkmak ve acı gibi kelimeleri sıklıkla kullandıklarını görebiliyoruz. Toplumla ve hayatla barışık bir yapıya sahip olmayan Hebbel, erkek ve kadın ilişkilerinde baskı kurma çabalarının olması, erkeğin dışarıda eziliyor olması gibi düşüncelere bağlı olarak karamsarlığa itilmiştir. İnsanların birbirini baskı altına alması yüzünden karamsar olan yazarın annesine karşı duymuş olduğu öfke de oldukça fazladır.

Alman Realist yazarları arasında yer alan Friedrich Hebbel, toplumdaki değişimlerin tiyatronun temelini oluşturduğunu savunmaktadır. Aynı zamanda insan hayatının tiyatro sanatı üzerindeki yansımalarının da aynı yönde değişmeye uğradığını savunmakta olan Hebbel, bu görüşleri ile çağının önemli yazarları arasında sayılmaktadır. Bunun yanı sıra bu alandaki görüşleriyle beraber Ibsen, Strindberg ve Dışavurumcu tiyatroya öncülük yapması sebebi ile de kendi çağının en önemli oyun yazarları arasında görülmektedir. Expressionizmin öncüsü olarak görülen yazarın eserlerinde bu akımın temellerinin atıldığı görülmektedir.

5 perdelik bir trajedi olan bu eser, Hebbel’in ilk eseri olan Judith’e baktığımız zaman yazarın İncil’de anlatılan hikayesini değiştirerek ele aldığı görülür. Ertesi yıl Hamburg ve Berlin’de gösterimi yapılan bu oyunla Almanya’da tanınmıştır. Bu uyarlamada dönemin kadınlık sınırlarını aşarak bir kahraman olan Judith’in hikayesi anlatılmaktadır. Kadınların hayata karşı verdikleri mücadelelere karşı ufak bir örnek olarak nitelendirilen bu hikayede Judith, güzel ve dul bir kadındır ve kendisine düşkünlüğü olan komutan Holofernes’in tecavüzüne uğramıştır. Judith, ondan intikam almak için önce onu sarhoş eder, sonra da kılıcıyla kafasını keserek bir torbaya koyarak hemşehrilerine düşmandan kurtulduklarını söyler.

Yazarın komedi alanındaki eserleri Der Diamant ve Der Rubin’in yanı sıra traji-komedi alanındaki eseri olan Sizilien Ein Trauerspiel adlı eserleri daha önemli olan eserleri arasında olsa da sıradan olmanın tersine ağır ve zor anlaşılır eserleri arasında yer almaktadır. Bütün bu eserlreinde dramatik durumları harika bir kızdırma yöntemi kullanarak işliyor olması söz konusu olsa da şiirsel etkinin fazla olması istediği etkiyi yaratamamasına neden olmaktadır. Her ne kadar Friedrich Hebbel oyun yazarı olarak kabul ediliyor olsa da yayınlanan lirik şiirleri onun sadece oyun yazarı olmadığını ve şiirsel bir yönü olduğunu da göstermektedir. Ayrıca Hebel’in eserlerinin bazılarında şiirleri hazırladığı gibi müzikleri de hazırladığı görülmüştür. Hebbel’in yazmış olduğu eserler 1866-1868 yılında E. Kuh tarafından 12 cilt olarak ilk kez Hamburg’da yayınlanmıştır.

Bu yazı 1416 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Protranslate Ayrıcalığı ile Almanca Metin

Protranslate Ayrıcalığı ile Almanca Metin Çevirisi Yaptır Almandili ailesi merhaba… Bugün

0 122 16 Kasım 2017
Almanca saat kaç

Almanca saat kaç...

9 Eylül 2017
Almanca Dersleri Almanca Sınavlar Almanca Türkçe Çeviri Almanca Kelime Öğrenme